Çağla:
nasıl
yapıldığına bakar ama ya bence biraz.
Candaş:
evet ya da insanlar ne düşünür kaygisi
Çağla:
çok
şık protest hareketler var mesela, sanatın satılmasıyla
dalga geçen
Çağla:
kaygı
derken düşünmeyi diyorum. düşündürmeyi amaçlamak
diyorum.
Çağla:
ne
demek istediğimi anlatabildim mi, saat 3.33 ve ben
vj bülent'e dönüştüm.
Candaş:
zaten bir amacın oldumu yapım aşamasında kaygılar
girer devreye
Candaş:
:)
Çağla:
ama
sanatçının kendisi için olmaz ki her zaman o kaygı
işte
Çağla:
egosuz
kaygıyı diyorum ben. sanatı kullanarak dert anlatmaktan
bahsediyorum.
Candaş:
bence sanatçı dert anlatmak yada kendini ifade etmek
zorunda degil kimseye
Candaş:
en önemli neden zevk almak bence amaç o olmamalı.
anlatma amacı...
Candaş:
bence sanatcı kaygısızca bi şeyler üretirse o zaman
özgün
ve özgür olabilir zaten izleyici de o eserden bir
şey anlamak isterse anlar.
Çağla:
orrayt.
cevabımı aldım.
Candaş:
tabii ki kimse kaygısız yaşayamaz
Candaş:
ben kalemi alıp kagıdın başına geçtigi ve bişeyler
üretmeye basladigi andan bahsettim.
Çağla:
anladım.
Çağla:
etkilendiğin sanatçılar
kimler?
Çağla:
(senin bu kolajlar muhteşem
bu arada)

Candaş:
Kandinsky, Dave Mc Kean, Thomas Schostok, Kent Williams,
Ashley Wood, D.garson, Craig Mullins, Miro, Pollock
Candaş:
bunları severim
Candaş:
sağol
Candaş:
bi de john cage, john zorn-, medeski martin and
wood, trilok gurtu.
Candaş:
bunlar da müzik
Candaş:
ikisi çok beraber şeyler
Candaş:
tabi daha çok var.

Çağla:
vermek istediğin bir mesaj
var mı peki? İçinde tutamadığın, kızdığın. Hep beraber
kızalım.
Candaş:
hepinizin allah tepesinden baksın
Candaş:
degil tabi
Çağla:
Haha
Candaş:
herkese kolay gelsin kendimiz için çalışalım.
